Tüm Yüz Restorasyonu

Tüm yüz restorasyonu, yüzü bütünsel olarak değerlendirdiğim ve kişiye özel olarak yaptığım estetik işlemdir.

Burada amaç yüzü dolgu ile şişirmek değildir. Asıl mesele, sağlıklı bir muayeneden sonra yüzdeki dengesizlikleri tespit etmektir. Ardından ihtiyaç duyulan bölgelere doğru sırayla, gerektiği kadar, doğru tekniklerle ve doğru ürünlerle müdahale edilir.

Benim için hedeflenen sonuç, hastayı yine kendisi olarak, ancak daha dengeli, dinlenmiş ve estetik hâle getirmektir. Amaç, hastayı başka birine veya başka bir yüze çevirmek değildir.

Tüm Yüz Restorasyonu Nedir?

Tüm yüz restorasyonu, yüzün tamamının değerlendirilmesi sonucunda tespit edilen sorunlara ve istenilen sonuca göre yapılması gereken işlemlere karar verilip uygulanmasıdır. Yüzün her yerine dolgu yapılması anlamına gelmez.

Zaman içerisinde ciltte meydana gelen değişimlere ek olarak kemik yapıda, yağ dokusunda, bağ dokularında ve cilt altı dokuların kalitesinde de değişimler meydana gelir. Bu değişimlere bağlı olarak yüzün bazı bölgelerinde hacim kaybı, bazı bölgelerinde sarkma ve gölgelenme oluşabilir, yüz hatlarının netliği silinebilir.

Bu nedenle sadece görünen soruna odaklanmak çoğu zaman yeterli gelmeyebilir. Sorunun neden meydana geldiğini iyi tespit edip doğru noktalara yaklaşımda bulunmak gerekir.

Mesela burun kenarındaki çizgilerin nedeni sadece o bölgedeki doku kaybı olmayabilir. Elmacıklardaki doku kaybına bağlı olarak aşağı doğru meydana gelen sarkma veya bağ dokusundaki gevşeklik de bu çizgilere sebebiyet verebilir. Bu nedenle yüze bir bütün olarak yaklaşmamız gerekir.

Yüz Nasıl Bütüncül Olarak Değerlendirilir?

Önce hastanın şikâyeti dinlenir, ardından ayrıntılı bir muayene ile asıl sorun tespit edilir. Hasta muayenesi yapılırken sadece hastanın şikâyetçi olduğu noktaya odaklanmamak gerekir.

Yüzün önden, profilden ve farklı açılardan muayenesi ve değerlendirmesi yapılır. Alın, kaş arası, şakaklar, orta yüz, elmacıklar ve göz çevresi değerlendirilir. Burun kenarındaki çizgiler, dudaklar, ağız çevresindeki dokular, çene ve çene hattı da bu bütünün parçasıdır.

Ayrıca hastanın yüzünü hem dinlenme hâlindeyken hem de mimik yaparken değerlendirmek gerekir.

Daha önce işlem yapılmış bir yüz ile hiç işlem yapılmamış bir yüz aynı şekilde değerlendirilemez. Daha önce yapılan uygulamalar, kullanılan ürünlerin kalitesi, uygulama teknikleri ve ürünlerin yüzdeki duruşları, yapılacak tedavide büyük önem taşır.

Altın Oran ve Yüz Dengesi Neden Önemlidir?

Altın oran, yüz değerlendirmesinde önemli bir ölçüdür, fakat her hastaya aynı şekilde uygulanmaz. Her yüzün kemik yapısı, yumuşak doku dağılımı, cilt kalitesi, mimikleri ve hareketleri farklıdır. Doğru tedaviler kişiye göre yapılmalıdır ki herkes birbirine benzemesin.

Burada önemli olan, alın, orta yüz ve alt yüz arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Sağ ve sol taraf arasındaki belirgin dengesizlikler tespit edilir ve yüzün kendi anatomisine uygun bir bütünlük oluşturulur.

Bazen orta yüze yapılan bir dolgu uygulaması yüzdeki yorgun ifadeyi azaltır. Bazen de ufak bir çene desteği, burun dolgusu veya dudak dolgusu önemli estetik sonuçlara sebebiyet verebilir. Asıl sonuç, tek bir bölgenin değil, yüzün bütünsel olarak değerlendirilip tedavi edilmesiyle ortaya çıkar.

Orta Yüz Desteği Neden Önemlidir?

Orta yüzdeki dokuların oranlarının ve geçişlerinin dengeli görünmesi, kişiyi daha dinlenmiş ve canlı gösterir. Orta yüz dediğimiz bölge, elmacık kemikleri, yanaklar, nazolabial bölge ve göz altı alanıdır.

Zaman içerisinde meydana gelen doku kayıpları ve bağ dokusu zayıflıkları göz altında halkalanma ve çökmelere yol açar. Elmacıkların düzleşmesine ve çukurlaşmasına, nazolabial bölgenin de belirginleşmesine sebebiyet verir.

Ancak orta yüz uygulamasının amacı yüzü çok fazla şişirmek ve elmacıkları aşırı belirgin hâle getirmek değildir. Yanlış yapılan uygulamalar yüzü büyütebilir ve gülerken elmacıkların fazla şişkin görünmesine sebebiyet verebilir. Bu da estetik olmayan sonuçlar doğurabilir.

Bu bölgede önemli olan, doğru noktaları tespit edip ihtiyaç kadar ürün kullanmak ve uygulamayı doğru teknikle yapmaktır. Ayrıntılar için orta yüz dolgusu sayfasına bakabilirsiniz.

Alt Yüz ve Çene Hattı Dengesi Nasıl Sağlanır?

Alt yüz dengesi, dudaklar, ağız çevresi, çene ucu ve çene hattı birlikte değerlendirilerek sağlanır.

Çene ucunun kısa olması, çeneyi geride gösterebilir ve alt yüzün daha kısa görünmesine sebebiyet verebilir. Jawline hattının düzensiz olması da alt yüzün dengesiz görünmesine neden olur.

Çene ve jawline dolgusu uygulamalarında amaç, yüzü köşeli hâle getirip daha sert göstermek değildir. Kadın ve erkek yüzünün anatomik özelliklerinin birbirinden farklı olduğunu unutmamak gerekir. İşlem, hastanın mevcut yüz ve kemik yapısı göz önünde bulundurularak yapılmalıdır.

Bazı kişilerde yalnızca çene ucuna yapılan bir dolgu uygulaması yeterli olabilir. Bazı kişilerde ise çene hattının da belirginleştirilmesi gerekebilir.

Profil Dengeleme Nedir?

Profil dengelemede amaç, kişinin yüz yapısına uygun ve dengeli bir sonuç elde etmek ve bölgeler arasında orantılı geçişler sağlamaktır. Profil değerlendirmesinde, yan taraftan bakıldığında alın, burun, dudak ve çene arasındaki ilişkiye bakılır. Bu bölgelerden birinin geride veya önde olması, diğer bölgeleri olduğundan daha büyük ya da daha küçük gösterebilir.

Örneğin çenenin geride olması burnu olduğundan daha büyük gösterebilir. Burada sadece buruna odaklanmak doğru değildir.

Dolayısıyla müdahale edilecek bölgeler kişiden kişiye değişkenlik gösterir.

Medikal estetik hekimi Uzm. Dr. Yahya Yiğit, Nişantaşı’ndaki kliniğinde

Doğal Sonuç Ne Demektir?

Doğal sonuç, yapılan işlemin hiç fark edilmemesi demek değildir. Tabii ki yapılan değişiklikler görülebilir. Ancak uygulama, yüzün karakterini ve şeklini bozmamalı, bir bölgenin diğer bölgenin önüne geçmesine neden olmamalıdır.

Benim yaklaşımımda amaç yüzü şişirmek ve doldurmak değil, eksik bölgelere doğru müdahalelerde bulunarak orantılı geçişler sağlamaktır.

İyi bir uygulama ancak doğru değerlendirme, doğru ürün, doğru ürün formu, doğru uygulama tekniği ve doğru katmanın birlikte seçilmesiyle mümkündür.

Her dolgu ürünü her bölge için uygun değildir. Hatta aynı bölgeye uygulanacak dolgunun markası veya formu bile her hastada değişkenlik gösterebilir.

Amaç, hastayı başka birine dönüştürmek değildir. Hastayı tanımayan birinin dolgu yaptırdığını anlamaması, tanıyan kişilerin ise yüzünde güzel bir değişiklik olduğunu fark etmesidir.

Uygulama Planı Nasıl Oluşturulur?

Tüm yüz restorasyonu kişiye göre planlandığından, standart bir işlem paketi olarak düşünülmemelidir. Planlama sırasında aşağıdaki unsurlar birlikte değerlendirilir.

  • Hastanın yüz ve kemik yapısı
  • Yumuşak doku özellikleri
  • Cilt kalitesi
  • Hacim kayıpları
  • Sağ ve sol taraf arasındaki asimetriler
  • Mimik yapısı
  • Daha önce yapılan işlemler
  • Hastanın beklentisi

Çoğu zaman tüm bu işlemler, doğru teknikle yapıldığı takdirde tek seansta tamamlanabilir. Bazen kontrol sırasında ek müdahaleler yapmak veya uygulamayı seanslara bölmek gerekebilir. Bu durum hasta seçimine ve ihtiyaca göre değişir.

Tüm yüz restorasyonunda en sık dolgu uygulamaları kullanılır. Kişinin ihtiyacına göre botoks uygulamaları ve cilt gençleştirme gibi farklı medikal estetik işlemler de plana dahil edilebilir.

Kontrol ve Takip Süreci Nasıl İşler?

İlk değerlendirme ortalama 15 gün sonra yapılır. Uygulama sonrasında yüzde ödem, şişlik, morluk, hassasiyet ve kızarıklık olabilir. Nihai sonuç, işlemden hemen sonra görülen sonuç değildir. Ürünün dokuyla bütünleşmesi için belirli bir sürenin geçmesi gerekir.

Ancak bu, 15 günün sonunda ürünün tamamen oturduğu anlamına gelmez. Her geçen gün dolgu uygulaması daha iyi oturur ve yüz daha güzel şekillenir. Aylar geçtikçe sonuç daha da doğallaşır ve estetik hâle gelir.

Kontrol sırasında gerek duyulan bölgelere ufak müdahaleler veya eklemeler yapılabilir.

Tüm Yüz Restorasyonunda Planlama ve Kalıcılık Hakkında Merak Edilenler

Hayır. Tüm yüz restorasyonu, yüzün her tarafına dolgu yapılması anlamına gelmez. Yüzün doğru değerlendirilmesinden sonra ihtiyaç duyulan bölgelere doğru sırayla, doğru teknikle ve doğru ürünün uygulanması işlemidir.

Hayır. Her yüzün anatomisi, doku kaybı, cilt yapısı ve kemik yapısı birbirinden farklıdır. Bu nedenle yapılacak işlemler ve kullanılacak ürünler kişiye özel olarak belirlenir.

Evet, çoğu zaman tek seansta tamamlanır ve sonrasında kontrol değerlendirmesi yapılır. Çok nadir de olsa uygulamanın seanslar hâlinde yapılması gerekebilir.

Doğru planlama ve doğru teknikle, bu konuda tecrübeli bir hekim tarafından yapıldığında kişinin yüzü ve ifadesi bozulmaz. Amaç, yüzü değiştirmek değil. Daha dengeli ve estetik hâle getirmektir.

Her ne kadar en sık kullanılan ürün dolgu olsa da tüm yüz restorasyonu sadece dolgu uygulamalarından oluşmaz. Kişinin ihtiyacına göre farklı medikal estetik işlemler de uygulanabilir.

Buna ancak muayene sırasında karar verilebilir. Hastanın tüm yüz değerlendirmesi yapılır, ihtiyaç duyulan bölgeler tespit edilir ve kullanılacak ürün miktarı buna göre planlanır.

Kalıcılık süresi kişinin metabolizmasına ve yaşam tarzına göre değişkenlik göstermekle birlikte ortalama 1-3 yıl arasında olabilir. Bu sürenin sonunda yüz bir anda eski hâline dönmez ve belli oranda kalıcılık devam edebilir.

Evet, erkeklere de uygulanabilir. Fakat uygulayıcının kadın ve erkek yüz anatomisinin birbirinden farklı olduğunu unutmaması, uygulamayı buna göre planlayıp yapması gerekir.

Size Uygun Planı Muayenede Birlikte Belirleyelim

Tüm yüz restorasyonu planlaması ancak birebir muayene sonrasında net olarak belirlenebilir. Önce sizi rahatsız eden noktaları dinliyor, ardından bu görünümün altında yatan anatomik nedenleri inceliyorum. Uygulama yapılması gereken bölgeleri tespit ettikten sonra işlemin tek seansta mı yoksa birkaç seansta mı yapılması gerektiğine karar veriyorum.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Uygulamanın size uygun olup olmadığı muayene sonrasında belirlenir.