Dolgu Uygulamaları
Hazırlayan: Uzm. Dr. Yahya Yiğit
Dolgu uygulamalarında benim için önemli olan yüzü doldurmak veya şişirmek değildir. Asıl mesele, eksik olan bölgenin tespit edilmesi ve oraya doğru dokunuşlar yaparak yüzün bütünlüğünün sağlanmasıdır. İyi bir dolgu uygulaması, yüzün anatomisini doğru okumak, doğru ürün seçmek, doğru planlama yapmak ve doğru katmana işlem yapmakla mümkündür.
Her yüzün yumuşak dokusu, kemik yapısı, şekli, simetri durumu ve daha önce maruz kaldığı işlemler farklıdır. Bu yüzden her hastada kullanılacak dolgu markası, dolgunun formu ve doğru dolgu miktarı değişkenlik gösterir. Mesela dudakta güzel olan bir dolgu markası veya formu burunda ya da çenede güzel durmayabilir. Aynı şekilde elmacıkta güzel olan bir dolgu, çenede veya şakakta güzel olmayabilir. Benim yaklaşımımda kişiye ve bölgeye göre doğru ürün ve doğru ürün formunun seçimi büyük önem taşır.
Dolgu Uygulanan Bölgeler
Dolgu Uygulamaları Nedir?
Dolgu uygulamaları, yüzdeki hacim kayıplarını gidermek, bölgeler arasındaki geçişi sağlamak ve yüz bölgelerinin birbiriyle olan orantılarını düzenlemek amacıyla yapılır. Hedef, doğal geçişler oluşturmaktır.
Dolgu uygulamalarında en sık hyalüronik asit kullanılır. Ancak burada tek bir üründen, tek bir sertliği ve yoğunluğu olan üründen bahsetmiyoruz.
Ürünün esnekliği, şeklini koruma gücü, dokuyla olan uyumu, yerleştirileceği katman ve anatomik plan uygulama alanına göre değişkenlik gösterir. Benim için önemli olan, kullandığım ürünün doğru bölgede, doğru formda ve doğru marka olarak seçilmesidir.
Dolgu Türleri Nelerdir?
Yüzde kullanılan dolgular, içerdikleri maddeye ve dokuda nasıl davrandıklarına göre üç ana gruba ayrılır. Hangi grubun hangi bölgede kullanılacağı, muayenede dokunun ihtiyacına göre belirlenir.
Hyalüronik Asit Dolgular
Hyalüronik asit, ciltte doğal olarak bulunan ve su tutma özelliği olan bir moleküldür. Dolgu ürünlerinde bu molekül çapraz bağlarla daha dayanıklı bir jel hâline getirilir. Yüz dolgularının büyük bölümü bu gruptadır. Hiyalüronidaz enzimi ile eritilebilmeleri, sorun geliştiğinde müdahale imkânı sağlar.
Kolajen Dolgu ve Kolajen Uyarıcı Ürünler
Aramalarda sık geçen kolajen dolgu ifadesi iki farklı anlamda kullanılabilir. Geçmişte hayvansal kaynaklı kolajen içeren dolgular uygulanıyordu. Bugün bu ürünler yaygın değildir. Günümüzde bu ifadeyle çoğunlukla cildin kendi kolajen üretimini uyaran ürünler kastedilir.
Polilaktik asit (PLLA), kalsiyum hidroksilapatit (CaHA) ve polikaprolakton (PCL) bu gruba örnektir. Etkileri ürüne göre değişir ve kolajen yapımına bağlı değişim haftalar içinde yavaş gelişir. Hyalüronik asit gibi enzimle eritilemezler. Bu madde sınıfıyla yapılan kolajen aşısı, hacim vermekten çok cildin kendi kolajen üretimini uyarmayı hedefler.
Kalıcı Dolgularda Nelere Dikkat Edilir?
Kalıcı dolgular vücutta uzun yıllar kalacak şekilde tasarlanır. Bir sorun geliştiğinde eritilemedikleri için düzeltilmeleri zor olabilir ve bazen cerrahi gerektirir. Daha önce böyle bir ürün uygulandıysa, hangi bölgeye ne zaman yapıldığı muayenede mutlaka belirtilmelidir.
| Madde grubu | Nasıl etki eder? | Etki ne zaman görülür? | Eritilebilir mi? |
|---|---|---|---|
| Hyalüronik asit | Yerleştirildiği alana hacim ve destek verir, su tutar | Hemen, ödem çekildikten sonra netleşir | Evet, hiyalüronidaz ile |
| Kolajen uyarıcılar (PLLA, CaHA, PCL) | Dokuda kolajen yapımını uyarır | Ürüne göre değişir, kolajen etkisi haftalar içinde gelişir | Hayır |
| Kalıcı dolgular | Dokuda uzun süre kalarak hacim verir | Hemen | Hayır, sorun olursa çıkarılması zor olabilir |
Dolgu Uygulamaları Hangi Amaçla Yapılır?
Dolgu uygulamaları sadece bir çizgiye veya bir bölgeye hacim vermek için yapılmaz. Amaç, yüzün doğru taşıyıcı noktalarına destek vermek ve yüzü karşıdan veya profilden bakıldığında dengeli bir hâle getirmektir. Yaş ya da kilo alıp vermeyle meydana gelen doku kayıplarını gidermek ve gerekli görüldüğünde bazı bölgeleri yeniden şekillendirmek de amaçlar arasındadır.
Ben değerlendirme yaparken sadece var olan soruna bakmam, o sorunun neden meydana geldiğine de bakarım. Bazen büyük görünen bir burnun asıl nedeni, geride duran bir çene olabilir. Bazen sadece dudağı yapmak, burun kenarındaki çizgilerin daha belirgin hâle geldiği algısını yaratabilir. Dolgu uygulaması yaparken yüzü bütünsel olarak değerlendirmek gerekir.
Dolgu uygulamaları yüzde şu bölgelere uygulanabilir.
- Şakaklara
- Ön, orta ve arka elmacık bölgelerine
- Kulak önüne
- Nazolabial bölgeye
- Ağız çevresine
- Buruna
- Dudağa
- Çeneye
- Jawline hattına
- Skar içine
- Herhangi bir travma sonrasında meydana gelmiş doku kayıplarının olduğu bölgelere
- Göz altına
- Alına
- Kaş arasına
Dolgu Bölgeleri Yüzde Nasıl Gruplanır?
Dolgu bölgeleri genellikle üst yüz, orta yüz ve alt yüz olarak üç grupta ele alınır. Bir bölgedeki kayıp çoğu zaman komşu bölgeyi de etkilediği için planlama bu gruplar arasındaki ilişkiye bakılarak yapılır.
- Üst yüz. Alın ve şakak. Bu bölgedeki çöküklükler kaşları ve göz çevresini olduğundan daha yorgun gösterebilir.
- Orta yüz. Göz altı, elmacık ve nazolabial bölge. Buradaki destek kaybı, alt yüzdeki çizgileri de derinleştirebilir. Bu üçgen, orta yüz dolgusu planlamasında bir bütün olarak ele alınır.
- Alt yüz ve profil. Burun, dudak, ağız çevresi, çene ve jawline. Bu bölgeler yandan bakıldığında birbirinin oranını doğrudan etkiler.
- Düzeltme. Daha önce yapılmış ve sorun oluşturan dolguların incelenmesi, gerekirse eritilmesi ve ardından yeniden planlama yapılması.
Uygunluk, uygulama tekniği, kalıcılık ve bakım bölgeden bölgeye değişir. Ürün seçimi, güvenlik ve muayene gibi temel ilkeler ise bütün bölgeler için ortaktır.
Tüm Yüz Dolgu Uygulaması Nedir?
Tüm yüz dolgu uygulaması, yüzün tamamının değerlendirilmesi ve desteğe ihtiyaç olan bölgelere, yüzü altın orana yaklaştırmak amacıyla dolgu uygulanması demektir. Yüzün tamamına dolgu yapıp yüzü şişirmek anlamına gelmez. Bu bütüncül planlama tüm yüz restorasyonu olarak adlandırılır.
Burada asıl önemli olan, yüzdeki doğal geçişleri ve orantıları sağlamaktır.
Dolgu Eritme ve Düzeltme Mümkün mü?
Estetik olmayan sonuçlara sebebiyet veren dolguların eritilmesi mümkündür. Daha önce yapılmış olan dolgular dokudan taşmış, yüz oranını veya simetriyi bozmuş olabilir. Gereksiz ağırlık oluşturup aşağı doğru gelmiş, yer değiştirmiş ya da doğru katmanda uygulanmamış da olabilir.
Bu dolguların üzerine yeniden dolgu eklemek, sorunu daha da büyütebilir. Böyle durumlarda dolgu eritme seçeneği muayenede değerlendirilebilir.
Burada önemli olan noktalardan biri de kullanılan ürünün kaliteli ve eritilebilir olmasıdır.
Her Bölgeye Aynı Dolgu Kullanılır mı?
Tabii ki hayır. Bence dolgu uygulamalarında en sık yapılan hatalardan biri, tek bir dolgu formunun veya markasının yüzün her bölgesinde kullanılmasıdır.
Burada kullanılan dolgunun formu farklı olmalıdır. Çoğu zaman hekimin deneyimine göre kullanılan markalar da değişkenlik gösterebilir ve göstermelidir.
Şöyle düşünelim. Bir dolgunun sert formu hacim verir. Bunu doku kaybı olan bir hastada kullanmak isteriz. Başka bir dolgunun sert formu ise hacim vermez, şekil verir. Onu da çene hattında kullanmak isteriz.
Burada kullanılan dolguların özelliklerini iyi bilmek gerekir. Dolayısıyla tedavi kişiye göre planlanmalıdır.
Dolgu Hangi Sorunları Çözmez?
Dolgu hacim kaybını, oran farklarını ve bazı kontur düzensizliklerini düzenleyebilir. Ancak her yaşlanma bulgusunun yanıtı değildir. Aşağıdaki durumlarda dolgu tek başına yetmez ya da doğru seçim olmayabilir.
Mimik Kaslarından Kaynaklanan Çizgiler
Alın, kaş arası ve göz kenarındaki çizgilerin çoğu kas hareketiyle oluşur. Bu çizgilere hacim eklemek, onları oluşturan hareketi ortadan kaldırmaz. Kas kaynaklı çizgilerde botulinum toksin uygulamaları daha uygun bir seçenek olabilir.
Belirgin Sarkma ve Cilt Gevşekliği
Dokular belirgin biçimde sarkmışsa dolguyla kaldırma etkisi yaratmaya çalışmak yüzü ağırlaştırabilir. Böyle durumlarda dolgu ancak sınırlı bir destek sağlar. Cerrahi ya da farklı yöntemlerin değerlendirilmesi gerekebilir.
Cilt Kalitesi, Leke ve Gözenek Sorunları
Dolgu, cildin dokusunu, rengini veya nem düzeyini değiştirmek için tasarlanmış bir uygulama değildir. İnce çizgiler, matlık, leke ve gözenek görünümü gibi sorunlarda yüz gençleştirme yöntemleri ayrıca değerlendirilir.
Dolgu Uygulamaları Kimler İçin Uygun Olabilir?
Dolgu uygulamaları, doğuştan gelen veya yaşa ve kilo alıp vermeye bağlı olarak meydana gelen doku kayıpları ile hacim eksikliklerinin giderilmesinde kullanılabilir. Yüz oranındaki dengesizliklerin düzeltilmesinde veya herhangi bir bölgenin formunun, şeklinin ya da hacminin değiştirilmesinde de değerlendirilebilir.
Dolgu uygulaması yapılırken daha önce de belirttiğim gibi yüzü ağırlaştırmayacak şekilde, doğru katmanda ve doğru dolgu formunun kullanılması gerekir.
Muayene ve Planlama Nasıl Yapılır?
Planlama, yüzün karşıdan, profilden ve farklı açılardan değerlendirilmesiyle başlar. Kemik yapısı, yumuşak doku desteği, cilt kalitesi ve mimik hareketleri incelenir. Sağ ve sol taraf arasındaki farklılıklar ve varsa eski dolgular da birlikte değerlendirilir.
Muayene sırasında şu soruların cevapları aranır.
- Hastanın sorun olarak gördüğü görüntünün gerçek kaynağı nedir?
- Hangi bölgeye müdahale etmek gerekir, hangi bölgeye dokunmamak gerekir?
- Daha önce yapılmış olan dolgular planlamayı bozuyor mu?
- Seçilecek ürün ve teknik bölgeye uygun mu?
- İşlem kaç seansta yapılmalıdır?
- Beklenti gerçekçi ve anatomik yapıya uygun mu?
Dolgu Uygulaması Nasıl Yapılır?
Tedavi uygulanacak bölgeler belirlenir ve antisepsi sağlanır. Gerek duyulduğunda lokal anestezik kremler veya enjeksiyonlar uygulanır. Bölgeye ve istenilen sonuca göre iğne veya kanül kullanılarak dolgu uygulaması yapılır.
Teknik ve ürün seçimi alışkanlığa göre değil, kişinin ihtiyacına ve dokularının özelliğine göre yapılmalıdır. Bazı kişilerde bir bölgeye yapılması gereken dolgu miktarı çok azken, diğer kişilerde daha fazla olabilir. Birinde yüzeysel uygulama gerekirken diğerinde daha derin katman uygulaması gerekebilir.
En önemli noktalardan biri, yüzü fazla ağırlaştırmadan ve şişirmeden istenilen sonucu en az ürünle sağlamaktır.
Uygulama Ne Kadar Sürer?
Süre, uygulama yapılacak bölgeye, kullanılan tekniğe ve hekimin tecrübesine göre değişir. Bazen işlem çok kısa sürebilirken bazen bu süre uzayabilir. Bunlar tamamen kişiye göre planlanır.
Etki Ne Zaman Görülür?
Dolgunun etkisi genellikle hemen görülür ancak ilk sonuç, nihai sonuç değildir. İşlem sırasında ve işlemden sonraki birkaç gün içerisinde ödem, şişlik, hassasiyet, geçici asimetriler ve morluklar olabilir.
Asıl nihai sonuç, uygulamadan sonraki ikinci hafta ve sonrasında ortaya çıkmaya başlar.
Dolgunun Kalıcılığı Ne Kadardır?
Kalıcılık bölgeye ve kişiye göre değişir. Daha net tahminler ancak muayene sırasında verilebilir. Dolgunun kalıcılığını uygulanan bölge, ürünün yapısı, dolgunun yerleştirildiği katman ve kullanılan dolgu miktarı etkiler. Kişinin metabolizması ve mimik hareketleri de belirleyicidir.
Hareketli bölgelerde dolgu genellikle daha çabuk erir.
Uygulama Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?
Uygulamadan sonraki ilk saatlerde bölgeye fazla baskı yapılmaması ve bölgenin temiz tutulması gerekir. İşlem sonrasında şişlik, kızarıklık, hassasiyet ve morluk gibi durumlar görülebilir.
Birkaç gün boyunca yoğun egzersizden, aşırı sıcak ortamlardan, alkol kullanımından ve uygulama bölgesine baskı oluşturacak durumlardan uzak durmak gerekir.
Fakat her bölgeye yapılan işlem sonrasındaki kurallar değişkenlik gösterir. Bu kurallar, diğer başlıklar altında bölgeye göre ayrıntılı olarak belirtilmiştir.
Olası Yan Etkiler ve Riskler Nelerdir?
İşlem yapılan bölgede şişlik, kızarıklık, morluk, hassasiyet, asimetri ve ele gelen düzensizlikler oluşabilir. Bazen enfeksiyon, geç dönemde nodül ve istenmeyen görünüm meydana gelebilir. Dolgu uygulamaları tıbbi işlemlerdir. Dolayısıyla kesinlikle alanında uzman hekimler tarafından yapılmalıdır.
Nadir de olsa en önemli risklerden biri dolgunun damar içine girmesi veya damara baskı yapmasıdır. Bu durum dolaşım bozukluğuna, doku hasarına ve ciddi komplikasyonlara sebebiyet verebilir.
Bu durumda şiddetli ağrı, ciltte belirgin bir soluklaşma veya koyu renk değişikliği görülebilir. Bunlar acil durumlardır.
Riskin düşük olması, bu durumların olmayacağı anlamına gelmez. Güvenli yaklaşım, doğru hasta seçimi, anatomi bilgisi, doğru ürün, doğru teknik, steril uygulama ve işlemin klinik ortamında yapılmasıdır. Bunların tamamı komplikasyonların en aza indirilmesinde etkilidir.
Kimlere Uygulanmaz veya Ne Zaman Ertelenir?
Aktif bir cilt enfeksiyonu varsa, uygulama bölgesinde uçuk veya iltihabi bir durum bulunuyorsa işlem yapılmaz.
Gebelik dönemi muayene sırasında değerlendirilmelidir. Bilinen bir ürün alerjisi, bağışıklık sistemiyle ilgili hastalıklar, kanama eğilimi ve düzenli kullanılan ilaçlar da değerlendirilir. Yakın zamanda geçirilen işlemler ve önemli sistemik hastalıklar da bu değerlendirmenin parçasıdır.
Kontrol Süreci Nasıl İşler?
Dolgu uygulamasının nihai sonucu, ödemler azaldıktan ve dokular sakinleştikten sonra ortaya çıkar. Dolayısıyla 15. gün kontrolünü önemsiyoruz.
Kontrolde gerek duyulduğunda gerekli eklemeler veya masajlar yapılır. Yüzün dengesi ve dinamiği değerlendirilir.
Dolgu Uygulamalarında Ürün, Miktar ve Sonuç Hakkında Merak Edilenler
İlgili Uygulamalar
Size Uygun Planı Muayenede Birlikte Belirleyelim
Yüzünüz karşıdan ve profilden değerlendirilir. İhtiyaç duyulan bölgeler, korunması gereken noktalar ve varsa eski dolgular birlikte incelenir. Size uygun plan için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Uygulamanın size uygun olup olmadığı muayene sonrasında belirlenir.
